
HAVALI SANTORİNİ
Lacivert denizi, tepelerden denize doğru inci taneleri gibi işlenmiş beyaz evleri ve adayı denizden çevreleyen şık, havalı yatlarıyla Yunanistan’ın Ege’deki en çekici adası… Yaz sıcaklarının artık iyice hissedilmeye başladığı bu aylarda, Santorini’nin sık sık kendisini gösteren ılık meltem esintisi, derin maviye yüzünüzü döndüğünüzde bırakın saçlarınızı okşasın.
Denizden yükselen tepelerin eteklerine yapılmış kübik, beyaz evleri, mavi kubbeli kiliseleri ve değirmenleriyle uzaktan bakıldığında masalsı bir ada Santorini… Gözünüzün alabildiğine ufka doğru uzanan derin mavi denize bakan terasları ve evleri, ara ara başlayıp biten merdivenler, bir örgü görüntüsü oluşturarak birbirine bağlıyor. Santorini’nin en büyük yerleşimleri Fira (Thira) ve Oia köyleri hilal şeklindeki adanın iç kısmında, denize doğru inen dik bir yamaç boyunca yer alıyor. Bu yamaçta yer alan şık taraçalı ve konforlu butik oteller manzara açısından en çok tercih edilenler. Bu otellerin bazılarının taraçalarında jakuzi ve havuzları da var. Deniz manzarası eşliğinde bu yamaç boyunca yapacağınız uzun bir yürüyüşle adanın en güzel kısmını keşfe çıkmış olursunuz. Bu yol boyunca karşınıza çıkan küçük hediyelik eşya dükkanları yürüyüşünüze ayrı bir keyif katıyor. Fira’nın taş döşeli dar sokakları sizi adanın en güzel lezzetlerini tadabileceğiniz küçük restoranlara çıkarıyor. Gündüzleri bu sokak aralarında, asma gölgeleri altındaki tahta masa ve sandalyeleriyle sevimli restoranlarda aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Sadece deniz mahsülleri değil, piza, makarna ve kırmızı et menüleriyle de oldukça güzel restoranlar var. Beyaz kireç boyalı evlerin mavi pencere çerçeveleri ve yine mavi boyalı kepenkleri, begonviller ve limon ağaçlarıyla süslü sokaklar boyunca size eşlik ediyor. Yer yer avlulara açılan kapılardan içerideki muhteşem çini döşemeleri görmek mümkün. Aşağıdaki eski limana gitmek için yamaç boyunca inen merdivenleri kullanabilir, fazla yorucu olduğunu düşünürseniz adanın meşhur eşeklerinin sırtında veya teleferikle inip çıkabilirsiniz. Sonrasında yorgunluğunuzu atarken deniz manzarası eşliğinde kahvenizi içmek ya da küçük aperatifler eşliğinde içkinizi yudumlamak isterseniz Fira’daki teras kafelerde oturmak çok keyifli. Eski limana inmişken buradan kalkan teknelerle Palea Kameni ve Nea Kameni adalarına da gidebilirsiniz. Fotoğraflarda sıklıkla gördüğünüz ve adanın simgesi haline gelmiş Agiou Mina Kilisesi de Fira’da. Efsanevi Atlantis ile ilgilendirebileceğiniz kalıntıları yerinde görmek için ise Prehistorik Thira Müzesi’ni ziyaret etmelisiniz. Gece hayatının en canlı olduğu yer de Fira. Gece yarısından sonra iyice hızlanan eğlence sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor.
Oia köyü ise balayı otelleri söz konusu olduğunda adada ilk akla gelen ve diğerlerine nispeten yüksek stanartlardaki otelleri ile çok daha gösterişli. Yine adanın şık konsept butikleri de burada bulunuyor. Özellikle bizim Şile bezimize benzer ama onların kendilerine has bir pamuklu kumaşlarından yapılan giysilerin en güzel modellerini buradaki butiklerde bulabilirsiniz. Dünyanın en güzel gün batımını izleyebileceğiniz yerlerden biri olan Oia’da, özellikle Oia Kalesi’nde gün batımına karşı duran insanlar, bir ayinin mistik görüntüsünü yaratıyor. Akşam yemekleriniz için gün batımında uçsuz bucaksız deniz manzarasının yemek keyfinize eşlik etmesini istiyorsanız, şık teras restoranlardan birinde rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim. Benzer meze kültürümüz için gayet tatmin edici seçenekler olduğu da bir gerçek. Bunun yanı sıra adanın volkanik toprağında yetişen bağlardan elde edilen meşhur şaraplarını da denemek lazım. Eskidikçe sertleşen ve keskin aromalı bir peynir çeşidi olan mizithra, şarabın yanında çok güzel gidiyor. Makarnaların, çorbaların üzerine rendelenen bu peynirle yapılan tatlıya da myzithropita deniyor ve çok lezzetli.
Adanın plajları volkanik yapısından dolayı siyah ve kırmızı renkli kumsallara sahip. Popüler plajlardan biri olan Kamari, Oia ve Fira’nın aksine, adanın yarım ay şeklinin dış tarafında yer alıyor. Siyah volkanik çakıltaşları, kumu ve Mavi Bayrağa sahip derin lacivert deniziyle oldukça güzel bir plaj. Plajın arka tarafında, sadece yayalara açık yolda bulunan butiklere uğramak ve kafelerde oturmak da ayrı bir keyif. Çok rağbet gören bir diğer plaj olan Perissa da siyah kumlu ve pırıl pırıl denizi Mavi Bayraklı. Oia’dan merdivenlerle indiğinizde karşınıza çıkan küçük sevimli koyda ise Ammoidi Plajı var. Küçük aile işletmesi restoranlarda taze balık, diğer deniz mahsülleri ve makarnalar içeren harika lezzetler sunuluyor. Burada yüzerken, tepede kalan Oia evlerini denizden seyredebilirsiniz. Akrotiri kalıntılarına gittiğinizde, buraya yakın Kokkini Paralia (Kırmızı Plaj) yürüyüş mesafesinde. Bulunduğu koyun toprak rengi olan kırmızının hakimiyetindeki kumsalıyla görülmeye değer bir plaj.
Fira ve Oia arasındaki İmerovigli köyü kalderayı izlemek için mükemmel bir yer. Ayrıca fotoğrafla ilgilenenler güzel kareler çekmek için buraya özellikle uğrarlar. Şifalı termal çamur banyolarına girmek için volkanik Nea Kameni adasına gitmeye değer. Tekneden açıkta atlayıp kıyıya doğru yüzdüğünüzde deniz suyuyla karışan sıcak su kaynaklarına denk geliyorsunuz. Kıyıya yaklaştığınızda su iyice ılık hale geliyor. Fira’dan 15 kilometre uzaklıkta olan Akrotiri, Ege’nin Pompei’ı olarak nitelendiriliyor ve neolitik dönemden kalma muhteşem duvar resimlerine sahip. 1956’da meydana gelen volkanik depremin öncesini ve sonrasını gözler önüne seren fotoğrafları görmek için Megaro Gyzi müzesini ziyaret edebilirsiniz. Santorini’nin eski fotoğraflarından oluşan bir koleksiyon bu müzede kalıcı olarak sergileniyor.
Santorini’ye gitmek için havayolunu tercih ederseniz, Santorini’ye direk uçuş yok ama İstanbul’dan Atina’ya oradan da yine uçakla Santorini’ye gidebilirsiniz. Denizyoluyla gitmeyi tercih ederseniz Marmaris ve Bodrum’dan kalkan feribotlarla önce Rodos’a oradan da Santorini’ye gitmeniz gerekiyor.










