Kitzbühel

AVUSTURYA ALPLERİNİN RÜYA KASABASI KİTZBÜHEL

Lükste sınır tanımayan otelleri, dünyanın en seçkin şaraplarına sahip gurme restoranları ve her seviyeye hitap eden uçsuz bucaksız pistleriyle Kitzbühel kış boyunca Avrupa’nın ilk akla gelen kayak merkezlerinden biri… Gerçek kayak tutkunlarının tercih ettiği Kitzbühel, Tirol eyaletinde, iki kere Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmış başkent Innsbruck’un yakınında yer alıyor. Tarihi 13. Yüzyıla kadar uzanan Kitzbühel, Alplerin eteğinde  Ache nehri boyunca, gelenlere adeta bir kış masalını yaşatıyor. Kaymayı tercih etmediğiniz zamanlarda şık butikleri, ortaçağ kasabasına özgü renkli mimarisi ve konforlu at arabalarıyla sunduğu çevre gezileriyle size kucak açıyor. Kendinizi şımartmayı seviyorsanız Relais & Chateaux zincirine dahilTennerhof  Otel’de yer alan Spa de Charme’da Tirol dağlarından toplanmış otlarla masaj yaptırabilir, sonrasında şömine başında afiyetle şarabınızı içebilirsiniz. İçinde bir Türk Hamamı da barındıran A-Rosa Kitzbühel Otel’in bahçesine açılan, etrafı karlarla çevrili sıcak havuzuna girebilir ya da kahvaltıda bile şampanya servisi istiyorsanız Grand Tirolia Kitzbühel Otel’i tercih edebilirsiniz.

Kitzbühel’de tek bir lift pass ile tüm bölgedeki pistler ve liftlerden faydalanmak mümkün. Ayrıca bu lift pass ile ücretsiz olarak otobüslerle Kirchberg, Jorchberg, Pass Thurn ve Aschau gibi kayak bölgelerine kolayca ulaşabilir, Aquarena havuzundan da ücretsiz yararlanabilirsiniz. Kayağa yeni başlamak veya ilerletmek isteyenler için bölgede profesyonel kayak hocalarının bulunduğu altı tane kayak okulu var. Bunların en ünlüsü Kitzbühel’de doğan ünlü Avusturyalı kayak şampiyonu Rudolf Sailor’ın sahibi olduğu “Red Devil”. Dünyanın en gelişmiş lift ağı bu bölgede bulunuyor. Kitzbühel mavi (başlangıç düzeyi), kırmızı (orta düzey), siyah (ileri düzey) pistleriyle toplamda 179 kilometrelik bakımlı pistlere sahip. 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında dünyanın konusundaki en büyük test portalı Skiresort.de tarafından “The best ski resort in the world” (Dünyanın en iyi kayak tatil beldesi) seçilen Kitzbühel’in kayak alanı 18 ayrı kategoride test edilmiş. Burası ayrıca kış sezonu süresince açık alanda Avusturya’nın en buzsuz kayak bölgesi olarak da belirlenmiş. Eğlence arayanlar için mogullarla donatılmış kar parkları karşınıza çıktığı anda bile yürek çarpıntısı yaratıyor. Kayarken mola verenlerin girdiği dağ kulübelerinde en çok tüketilen Gulasch Suppe (Gulaş çorbası), Apfelstrudel (Elmalı strudel) ve Glühwein’in (Sıcak şarap) tadına doyum olmuyor.

Kasaba merkezinden binilen gondolla Hahnenkamm kayak bölgesine çıkılıyor. Buradan da liftlerle Steinbergkogel ya da Ehrenbachhöhe pistlerine geçilebilir. Steinbergkogel tarafının insana meydan okuyan siyah pistlerini ve iyi koşullarda olmasına ragmen off-pistlerini ilk günler için pek tavsiye etmem. Zorlandığınız takdirde Pengelstein pistine çıkabilir ya da Ehrenbachhöhe liftiyle Kirchberg bağlantılarına ulaşabilrsiniz. Dağdan bir kere bile olsa gondol kullanmadan kayarak inmeyi kafanıza koyarsanız, benim gibi Fleckalmbahn veya Maierl rotalarından birini takip ederek Kitzbühel yerine Kirchberg’e inebilirsiniz. Buradan da ücretsiz bir otobüsle çok kısa sürede Kitzbühel’e ulaşmak mümkün.

Kirchberg’deki ünlü Gaisberg gece pistinde, yamaçları uzak köşelere kadar aydınlatan modern projeksiyonlar sayesinde yıldızların altında kaymak muhteşem bir tecrübe. Liftlerin her Perşembe ve Cuma günleri 18.30-21.30 saatleri arasında çalıştığı ve etrafındaki kulübelerde yemek ve içki hizmeti de olan pistte projeksiyonlar saat 23.00’de kapatılıyor. Gece pistinde kaymanın keyfini yaşadıktan sonra akşamları kasabadan dağdaki pistin ışıklarını her gördüğümde tekrar orada olmak istedim.

Karlı dağlardan biraz uzaklaşıp farklı bir tabiatta olmak isterseniz heybetli köknar ve çam ağaçlarıyla çevrili Schwarzsee’ye gidebilirsiniz. Buz pateni yapılan gölün kalınlığı güvenlik için sürekli ölçülüyor. Tam kıyısında yer alan sofistike Pipino’s Restoran’da Akdeniz mutfağının ve deniz mahsüllerinin  en güzel örneklerini bulabilirsiniz. Baharatlı tereyağ eşliğinde servis edilen kuzu ve yanında yörenin en iyi şaraplarından Huber Riesling Eiswein (Buz şarabı) tavsiye ederim. Ama bal aroması ve taze meyve kekremsiliğini sevmiyorsanız bölgeye ait olmasa da kuru kırmızı meyve aromaları içeren, tatlılığı daha az Fiori Cabernet Franc Ice Wine size hitap edebilir. Bölgede yaygın olan buz şarabı yüzyıllar önce bir Alman şarap üreticisinin yanlışlıkla üzüm bağının donmasına sebep olarak donmuş üzümlerden şarap yapmasıyla ortaya çıkıyor.

CORUM Kar Polosu Dünya Kupası bu sene 12-15 Ocak tarihleri arasında uluslararası polo profesyonellerini ve birçok ünlüyü Kitzbühel’e çekti. Münichaur Wiese’deki şık çadırda gerçekleşen devasa gala partisinin biletleri uzun zaman öncesinden tükenmişti. Bu yıl Maserati’nin de sponsor isimlere katıldığı turnuva, takımların Hotel Zur Ten’in önündeki meydana gelerek takdim edilmeleriyle başladı. Turnuvaya adını veren İsviçre saat üreticisi Corum’un “Yaratıcılık ve Direnç” felsefesi, adrenalin, hız ve zerafet anlamına gelen yarışlarla tam bir uyum sağladı. Turnuva sonunda Corum Takımı Kitzbühel’de şimdiye kadar elde edilen en iyi sonuçlarla kupayı kazandı.

Dağlarda kayak ve snowboard yapmanın dışında bazen farklı aktiviteler arayanlar için Mercedes-Benz Spor Parkı, küçükten büyüğe herkes için cazip seçeneklerle spor ve eğlencenin mükemmel bir kombinasyonu. Birçok sporu tek çatı altında toplayan parkta buz pateni yapmak ya da coşkulu bir kalabalıkla Kitzbühel’in buz hokeyi takımı Kitzbühel Eagles’ın maçını izlemek mümkün. Birkaç saniye içinde bile bir futbol maçındakinden daha çok aksiyon olan oyunda buz üzerinde hızla hareket eden oyuncaların sayı yapma mücadelesini izlemek son derece heyecan verici.

Kızak rotalarıyla da meşhur olan bölgede bu rotalar da kayak pistleri gibi zorluk derecesine göre mavi, kırmızı ve siyah olarak belirleniyor. Ayrıca yine gündüz turlarının yanı sıra gece turları da var. Ben gündüze göre sakinliğinden dolayı Gaigsberg gece turunu tercih ettim. 3,5 kilometrelik kıvrımlı rota Gaisbergstüberl kulübesinin yanından başlıyor ve yarı yolda başka bir kulübe olan Rodelhütte Obergaisberg’i geçip Bergbahn’da sonlanıyor . Pist Salı ve Cumartesi günleri 23.00’e kadar ışıklandırılıyor. Kızaklar pistin alt kısmında kiralanıp, çekerek yaklaşık 2 saatlik bir tırmanıştan sonra tepeye varılıyor ve gece 23.30’a kadar teslim edilmesi gerekiyor.

Kuşkusuz dünyanın en ünlü ve tehlikeli kayak yarışı bu yıl 77. si yapılan Hahnenkamm Yarışı. Dünyada televizyonları başında yaklaşık 500 milyon kişi tarafından izlenirken, Kitzbühel’e 85 bin kadar kişi de yarışları yerinde izlemek ve ünlü kayakçıları yakından görmek için geliyor. Yarışın tarihi yıllar öncesine kadar dayanıyor. 1893 yılında Franz Reisch’in Kitzbüheler Horn dağında düzenlenen bir kayak  yarışını kazanan Avusturya’daki ilk kişi olmasıyla Kitzbühel efsanesi doğuyor. Hahnenkamm’a çıkan gondoldaki her kabinin üzerine yarışlara katılan ünlü kayakçıların birinin adı ülkesinin bayrağıyla birlikte yazılmış.

Akşam güneşinin altındaki karlı dağların eteklerini süsleyen orman manzarası eşliğinde kaymak için Ehrenbachhöhe’ye mutlaka çıkın. Batmakta olan güneşin son ışıkları  beyaz karlara vurarak önünüzde uzanan pisti kızıla boyarken sağınızda kalan dik yamaç, adrenalin ve endorfin hormonlarını aynı anda tetikliyor. Dikkat etmeniz gereken şey sonrasında hava çok çabuk karardığı ve gondola kadar uzun bir yolunuz olduğu için hızlıca kayarak inmek.

Akşam kayak dönüşü hem ısınmak hem de eğlenceyi kaçırmamak için muhakkak bir apres-ski bara girin. Kitzbühel’de gondoldan indiğiniz istasyonunun yakınındaki Hahnenkamm Pavillon Apres-Ski Bar kayak dönüşü toplanmış neşeli kalabalığın müziğe karışan sesiyle insanı kendisine çekiyor. Kar dolu kocaman ahşap tekneler içine yatırılmış devasa şampanya şişeleri patlatılırken, arada müziğin coşkusuna kapılmış kalabalığın üzerine yağdırılan suni kar muhteşem bir eğlence ortamı yaratıyor. Aksel Lund Svindal’ın bile kaymanın “Skydiving” alanı olarak nitelendirdiği Streif’e inen zorlu rotayı tercih edenler ise Streifalm’a girerek kendilerini ödüllendirebilirler.

Kitzbühel’de gece hayatı, ışıklarla bezenmiş Vorderstadt boyunca yer alan restoranları, barları ve kafeleri dolduran insanlarla cıvı cıvıl. Landhaeusl, tipik Avusturya yemekleri ve biraları bulabileceğiniz, şinitzeliyle meşhur bir restoran. Deniz ürünlerini tercih ettiğiniz bir akşam 1st Lobster’a giderseniz ıstakozun yanında ev şarabı güzel bir tercih olur. Yemekten sonra otele çekilmenin erken olacağını düşünenler için bazı geceler canlı müzik performanslarının da bulunduğu The Londoner Pub ve O’Flannigans Irish Pub çok keyifli mekanlar.

Kitzbühel’in yerel tarihinin gözler önüne serildiği Heimatmuseum’da şu anki kayak kültürüne ve önceki madencilik alanına dair bazı referanslar da bulunuyor. Kasabada dikkat çeken üç kiliseden en eskisi, kasaba 1271’de kurulmaya başlandığında inşa edilen ve bu dönemden sadece kulesi ayakta kalan Pfarrkirche. Gotik mimarinin mükemmel korunmuş bir örneği olan Katharinenkirche ise restore edilerek bir savaş anıtına dönüştürülmüş. Kulenin eski yangın gözetleme odasına yerleştirilen bir çan her gün saat 11.00’de ve  17.00’de çalarak İkinci Dünya Savaşı’nın bitişini hatırlatıyor. Bir diğer kilise Liebfrauenkirche, küçük binasına göre yüksek kulesiyle tarihte gerçek bir dönüm noktası.

Kitzbühel, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin her sene karın yağmaya başlamasıyla ilk aklınıza gelecek ve sizi tekrar tekrar kendisine çekecek bir kayak merkezi. İlk gidişinizden sonra bile kışları defalarca mesken edinmiş gibi birbirinden muhteşem anılarla dönebilirsiniz. Kar miktarına bağlı olarak neredeyse Mart ayının sonuna kadar kayabileceğiniz Kitzbühel ılık bahar güneşinin altında daha da güzel parlıyor.